Sahabe-i Kiram Hakkında Müslümanların Sahih İtikadı Nasıl Olmalıdır.Osmanlı Ulema ve Hulefasından Ömer Nasuhi Bilmenin Bu Değerli Eserini Okumak İçin Tıklayınız.

Allah’a Yalan İftirâ Eden Koca Zâlimler

Yayınlanma Manşet

Tevessül ve İstiğaseyi şirk kabûl eden câhil ve gerizekalılar, “Bu sizin ma'ziretiniz müşriklerin putlara ibâdet ederken ileri sürdükleri ma'ziretlerin ta kendisidir. Onlar da, biz putlara bizi Allah’a celle celâluhu iyice yaklaştırmaları için ibâdet ediyoruz, diyorlardı. Putların birşeyi yarattıklarına inanmıyorlardı. Aksine, yaratılanları, yaratanın, Allah celle celâluhu olduğuna inanırlardı. Bunun böyle olduğunu ‘yemin olsun ki şâyet onlara gökleri ve yeri kimin yarattığını, güneşi ve ayı kimin (yaratılanların istifâdesine) musahhar kıldığını soracak olursan, elbette kesinlikle Allah yarattı, diyeceklerdir’[8] ile ‘yemin olsun ki şâyet onlara, gökleri ve yeri kimin yarattığını soracak olursan, elbette kesinlikle Allah yarattı’ diyeceklerdir[9] âyetleri gösteriyor” diyorlar.

Hz.Ali r.a Hadisi ve kabirler üzerine bina ve mescid yapmak

Yayınlanma Manşet

Kabir üzerinde bina yapmak, eğer o binalar kabrin etrâfındaysa [1] bu, ister ev, ister medrese, ister kubbe,yâhud isterse mescid olsun, câizdir.

Ve yine ortaya çıkmıştır ki, câizliğe, yasaklığa yâhud mekrûhluğa delâlet eden şu delîllerin arasını bir araya getirmek vâcib olan, kesinleşen bir cemdir ki, delîller arasında görünürdeki çelişkinin ortadan kaldırılması içün kat’îleşen bir vâcibdir.

Delîl ve bürhan ile de pekiştirilen şu barıştırma ile bu kalkmıştır. Geriye bu fetvâyı soran kimsenin sözünü ettiği hadîsin cevâbı kalmaktadır. Bu da Hazreti Ali radıyellâhu anhu hazretlerinin hadîsi ve Ebu’l-Heyyâc’a ‘seni Resûlüllah sallellâhu aleyhi ve sellem’in beni gönderdiği şart üzere gönderiyorum’ dediği ‘yerle bir etmediğin bir timsâl, düzlemediğin bir yüksek kabir bırakma’ [2] hadîsidir. Buna birçok yönlerle cevâb verilir.

Hüseyin Avni Hocaefendiden İslamoğluna Mektup

Yayınlanma Manşet

Selam hidayete uyanlara olsun....

İslamoğlu Mustafa!.. Son zamanlarda duydum ki, Âdem Aleyhisselam’ın meniden yaratıldığını, babasının olduğunuve topraktan yaratılmadığını söylemişsin. Üstelik bunun ayette yer aldığını ve topraktan yaratıldığı inancının İsrailiyyât’a dayandığını da iddia ile Allâh’a iftira ediyormuşsun.

İşin ucunun buralara kadar varacağı, yani gelip açık bir Kur’an inkârına ve imansızlığa dayanacağı senin hallerinden, tavırlarından ve yalpalayarak gidişinden belliydi. Bu yolun ucunun buraya çıkacağını gözü olanlar apaçık bir şekilde çok çok öncelerden bile görüyorlardı.

Mustafa!.. Nasıl da Allah’dan korkmadan o aslı astarı olmayan saçma düşüncelerini ayetlere dayandırabildin; Allâh'a iftira edebildin?! Demek ki hakiki ilim erbabı olan geçmiş hidayet imamlarını ve Sünnet’i süpürüp çöpe atman bu hezeyanlarına zemin hazırlamak içinmiş. Zırcahil olduğunu ne kadar da açık etmişsin!.

Nasıl öyle olmasın ki:

Müfessir Mevlana İmam Alusinin İbni Arabi ve İbni Teymiye Hakkındaki Görüşleri

Yayınlanma Manşet

Not : Bu yazı Ebubekir Sifil Hocaefendinin Makâlât’ul Kevserî Tercumesi 1.cildinin sahife 179 'daki 10.dipnotudur. İlgili kısmın yayınlanmasında musade ettikleri için Ebubekir Sifil hocamıza ve aracı olan Muhlis Turan ( @muhlis_turan ) hocamıza teşekkür ederiz. Cenab-ı ALlah ömürlerine bereket versin , kalemlerini kuvvetli kılsın .

İbn Mâni', İmam el-Kevserî’nin bu ifadelerine [1] düştüğü notta şöyle der:

el-Âlûsî, tefsirinin baş taraflarında İstanbul ulemasına dalkavukluk etmek için bazı şeyler zikretmiştir. Nitekim tefsirin telifini tamamladığında, Osmanlı Devleti nezdinde bir mevki edinmek için onu dönemin Şeyhülislamına götürmüştür. Bu sebeple tefsirin baş taraflarında İbn Arabi’yi methetmiş, ibn Teymiyye'yi de onun görüşlerini reddettiği için kınamıştır. Ne var ki Bağdat’a döndüğünde Şeyhülislam İbn Teymiyye hakkındaki inancı değişmiş, ona övgüde bulunmuş ve Şeyhülislam [İbn Teymiyye] hakkındaki sözlerinden dolayı [Takiyüddîn] es-Sübkî'yi» kınamıştır . Bunu, Ğarâibu’l-Iğtirâb’da zikretmiştir.