Sahabe-i Kiram Hakkında Müslümanların Sahih İtikadı Nasıl Olmalıdır.Osmanlı Ulema ve Hulefasından Ömer Nasuhi Bilmenin Bu Değerli Eserini Okumak İçin Tıklayınız.

Hz. Muaviye Eleştirmeni Karaman, Laik-Liberal Modelleri de Kritik Eder mi!?

Yayınlanma Manşet

Burak Ertürk | Hayrettin Karaman, Hz. Muaviye’yi tenkit konusu yapmayı alışkanlık haline getirdi. Son yazılarından birinde de (27.02.14) yine meşhur tavrını tekrarlamış. Bu kez, bu sahabiden itibaren “ısırıcı saltanatın başladığını, bu düzende devleti yönetenlerle onlara uyum gösterenlerin sahih İslâm’dan saptıklarını” söylemiş.

Biz, Karaman hakkında kalem oynatırken, gerek tecrübesine ve gerek birikimine bakarak ihtiyatlı olmayı ve haddi aşmamayı bir prensip olarak akılda tutuyoruz ama ne yazık ki Karaman Hoca aynı titizliği göstermiyor. Bizim kadar onun da dikkat etmesi gereken husus ‘boyundan büyük laflar etmemek’tir ama görülen o ki Hoca, -yazıyı okursa tabirimi mazur görsün- boyundan büyük laflar etmekte bir beis görmüyor.

Bir kere önü-arkası iyi hesaplanmamış hoyrat genellemeler yapıyor. Yukarıda alıntıladığım ‘sahih İslâmdan sapma’ dediği tespite yüklediği şumül, bunun apaçık göstergesidir.

Sonra Hoca neden İslâm tarihinin netameli sayfaları hakkında bu kadar fütursuzca ve sık sık birtakım şeyler söyleme gereği hissediyor?

Hz. Muaviye mevzuunu bu ölçüde gündemde tutmaktan nasıl bir ‘güncel fayda’ umuyor? Veya neden “Muaviye üzerinden bir bütün olarak sahabe mi hedef tahtasına oturtuluyor?” endişesi taşıyan ulemanın tavrı Hoca’nın hiç ilgisini çekmiyor? “Biz Muaviye’yi kapının tokmağı mesabesinde görürüz. Bu tokmağa ilişenin, o kapıyı hedeflediğinden şüphe duyarız” mealinde sözler sarfeden ihtiyatlı ilim ehlini neden dikkate almıyor?

Her neyse… Diyelim ki Hoca bu meseleyi kurcalamakta bizim bilmediğimiz bazı maslahatlar görüyor. Kaldı ki, biz de Sahabeyi hatasız ve masum görmüyoruz. Sadece araya girmiş bu kadar asrın ve modern kirlerle mülemma zihinlerimizin hakikati tüm açıklığıyla idrak edemeyeceğini düşünüyor ve o sıkıntılı dönemlerin hadiselerinden dillerini koruyan ulemanın tavrını örnek alıyoruz. Ama Hocanın tavrını kendi görüşü deyip bir kenara koyalım.

Fakat şu mühim soru, olanca hararetiyle cevaplanmayı bekliyor: Hz. Muaviye mevzubahis olunca bu ölçüde celâdet ve huşûnet sergileyen Hoca, neden asrımızdaki laik-liberal modellere karşı alabildiğine hoşgörülü, anlayışlı ve kucaklayıcı bir tavır sergiliyor? Hz. Muaviye, yönetimi ve ona uyum gösteren kimseler için rahatlıkla kullandığı ‘sahih İslâmdan sapma’ tespitini neden muasır modelleri kritik ederken de dolaşıma sokmuyor?

Beğenmediği Hz. Muaviye, hatasıyla sevabıyla İslâm ahkâmını diri tutmaya gayret ediyordu. Peki bugün Hocanın şefkatli kollarını açarak binbir teville sahiplendiği figür ve modeller, neyin bekçiliğine soyunmuş durumdadır?

Neden bunlardan esirgemediği anlayışın onda birini öbürlerine çok görüyor?

Kaynak : http://www.muratturker.net/hz-muaviye-elestirmeni-karaman-laik-liberal-modelleri-de-kritik-eder-mi.htm