Sahabe-i Kiram Hakkında Müslümanların Sahih İtikadı Nasıl Olmalıdır.Osmanlı Ulema ve Hulefasından Ömer Nasuhi Bilmenin Bu Değerli Eserini Okumak İçin Tıklayınız.

İmam Ebu Hanife ve Hadis İmamları -1

Meknûn tarafından yazıldı.. Yayınlanma İktibaslar

Ebubekir Sifil | Soru

"Sayın hocam dün bir mesele oldu. Arkadaşın biri dedi ki, Kütüb-i Sitte müellifleri İmamı Azam'a güvenmedikleri için ondan hadis nakletmemişler. Bu konuyu biraz geniş şekilde izah ederseniz duacınız olurum."

Cevap

İmam Ebû Hanîfe hakkında Hadis imamlarından bazılarının menfi bir kanaat taşıdığı doğrudur. Bunun sebepleri üzerinde ayrıntılı olarak durmak gerekir. Şimdilik şu kadarını söyleyelim: Bu menfi kanaat, İmam Ebû Hanîfe hakkında "bizzat" gözlemlenmiş ve tecrübe edilmiş "gerçeklere" değil, ya birtakım yanlış anlamalara veya önyargılara dayanmaktadır.

Kütüb-i Sitte müelliflerinin tutumu üzerinde duracağım. Ancak daha önce genel bir çerçeve çizmek faydalı olacak.

Biyografisi hakkında farklı mezheplere mensup ulema tarafından en fazla eser yazılmış kişinin İmam Ebû Hanîfe olduğunu söylersek abartı yapmış sayılmayız. Bu durumun izahını, bir yandan İmam Ebû Hanîfe hakkındaki su-i zannın makbul bir gerekçeye dayanmamasında, diğer yandan da onun üstün meziyet ve faziletlerinin yeterince anlaşılamamış olmasında aramak gerekir.

Hanefî mezhebine mensup ulemanın kaleme aldıklarını bir kenara bırakacak olursak, İmam Ebû Hanîfe'nin biyografisi konusunda Mâlikî mezhebine mensup İbn Abdilberr'in el-İntikâ'sı, Şâfiî mezhebine mensup ez-Zehebî'nin Menâkıb'ı, Muhammed b. Yusuf es-Sâlihî'nin Ukûdu'l-Cümân'ı, es-Süyûtî'nin Tebyîdu's-Sahîfe'si, İbn Hacer el-Mekkî'nin el-Hayrâtu'l-Hısân'ı, Hanbelî mezhebine mensup Cemâluddîn Yusuf b. Abdilhâdî'nin Tenvîru's-Sahîfe'si ilk akla gelen eserlerdir.

Bunlar ve benzeri muhtevadaki diğer eserlerde İmam Ebû Hanîfe hakkındaki iddia ve ithamlara yeterli cevap mevcuttur. Arapça bilen kardeşlerimin bu eserleri incelemesini tavsiye ederim.

Bunlar dışında özel olarak İmam Ebû Hanîfe hakkındaki iddia ve ithamların ele alındığı çalışmalar da vardır. İmam el-Kevserî'nin Te'nîbu'l-Hatîb'i bunların başında gelir. Merhum allame İmam el-Leknevî'nin er-Ref' ve't-Tekmîl'i, Zafer Anhmed et-Tehânevî (Tanevî)'nin Kavâ'id fî Ulûmi'l-Hadîs'i ve Abdülfettâh Ebû Gudde'nin bu eserlere yazdığı son derece kıymetli notları da burada mutlaka anmak gerekir.

İdrak Ve Tasdik'te yer alan "İmam Ebû Hanîfe Ve Hadis İlmindeki Mevkii" başlıklı makalede bu konuyu işlemiştim. Detaylı bilgi için oraya başvurulabilir.

İbn Abdilberr şöyle der: "Hadisçiler Ebû Hanîfe'nin zemminde ifrata gitmiş ve bu hususta haddi aşmışlardır. Onlara göre bunu gerektiren sebep, rivayetlere re'y ve kıyası sokması ve bu iki unsura itibar etmesidir. (…) Onun bazı ahad haberleri reddi, makul tevile dayanıyordu ve bunların birçoğunda daha önceki ulema aynı şeyi yapmıştır. Ebû Hanîfe gibi re'y ile hüküm verenler de bu hususlarda daha evvelki ulemanın izinden gitmiştir. (…)

"Hiçbir ilim ehli bilmiyorum ki bir Kur'an ayeti konusunda tevil yapmamış veya bir Sünnet(in anlaşılması) konusunda bir mezhep benimsemiş ve o mezhep sebebiyle başka bir Sünnet'i reddetmiş olmasın. Bu şekilde bir sünneti reddederken de makul bir tevile veya nesh iddiasına dayanmışlardır. Şu kadar ki Ebû Hanîfe'nin bu tarz davranışı başkalarına göre daha fazladır.

"Yahya b. Selâm şöyle demiştir: "(…) el-Leys b. Sa'd şöyle dedi: "Mâlik b. Enes'in, hepsi de Hz. Peygamber (s.a.v)'in sünnetine muhalif olan 70 meselesini tesbit ettim. Mâlik bu meselelerde re'yi ile hüküm vermiştir. Kendisine nasihat babından bu meseleleri ona yazdım."

"Bu Ümmet'in alimlerinden hiç kimse, herhangi bir hadisin Hz. Peygamber (s.a.v)'den sabit olduğunu kabul ettikten sonra, kendisi gibi bir rivayet veya icma yahut kendisine teslim olmak gereken bir asla dayanan uygulama tarafından nesh edildiğini iddia etmeden yahut senedinde bir kusur bulunduğunu ileri sürmeden onu reddetmemiştir. Eğer bir kimse böyle yapacak olursa, imam ittihaz edilmesi şöyle dursun, "adalet" sıfatı düşer; fasık sınıfına girer."