Sahabe-i Kiram Hakkında Müslümanların Sahih İtikadı Nasıl Olmalıdır.Osmanlı Ulema ve Hulefasından Ömer Nasuhi Bilmenin Bu Değerli Eserini Okumak İçin Tıklayınız.

Nato İşgaline Destek Veren İranın Afganistan Siyaseti

Meknûn tarafından yazıldı.. Yayınlanma İktibaslar

İran Analiz | Amerikan liderliğindeki NATO işgal güçlerine 2001 yılı öncesi ve sonrasında en ciddi destekleri veren İran İslam Cumhuriyeti’nin bu ülkedeki etkisi de farklı alanlarda giderek artırıyor. Konuyla ilgili çeşitli araştırmaları, raporları ve bilgileri paylaşan uzmanlar Sünnilik ve Taliban düşmanlığı merkezli bir Şiileştirme politikası yürüten İran’dan duyulan rahatsızlığın had safhada olduğuna dikkat çekiyor. Afganistan’da televizyon, radyo ve yayımlar başta olmak üzere birçok alanda İran nüfuzunun arttığı bilgileri paylaşılıyor.

2014 yılında muharip birliklerini Afganistan’dan çekmek için planlar yapan Amerikan işgal idaresinin en büyük müttefiki olan İran’ın ülkedeki etkisi ise giderek gün yüzüne çıkıyor. Bununla ilgili olarak siyaset analisti ve eski diplomat Ahmet Saidi önemli bilgiler paylaşıyor.

Buna göre

*Afganistan İran nüfuzunun kuşatması altında bulunuyor.

*Son günlerde altı İran yanlısı televizyon kanalı, 21 radyo istasyonu ve Kabil’de görünen birçok yayın bulunuyor.

*Silahların gölgesindeki savaştan çok daha önemli olan kültürel savaş var.

Amerikada eğitim almış Kabil’de yaşayan siyasi analist Halid Mafton ise İran stratejisinin hem Afganlı Şii azınlık arasında desteğini artımak hem de Afganistan’daki Amerikan-Batı etkisine karşı koymak şeklinde değerlendiriyor.

İran’ın uzun süreli planının Afganistan’da İran rejimini destekleyen, bu toplumda İran kültürünü (Şiiliği) yaymak olduğuna dikkat çekiliyor.

Hamid Karzai’nin Dışişleri Bakanı eski baş danışmanı Davud Muradiyan ise İran’ın Afganistan’daki hedeflerinin üç yüzü bulunduğuna dikkat çekiyor. Bunlardan birincisi gayet meşru olan her devletin kendisine göre sahip olduğu çıkarlar, ikincisi ideolojik tercihler ve üçüncüsü ise bölgesel hırslar. Bu üç tanesinden son ikisi Afganistan’da problemlere sebep olan önemli hususlar olarak gösteriliyor.

Fanatik Şia düşüncesinin hakim olduğu İran’da Velayeti Fakih rejimini tüm İslam ülkelerine ihraç etmek için 1979 yılından bu güne yoğun çalışmalar yürütülüyor. Bu çerçevede Afganistan’daki Şii azınlık da İran tarafından yoğun şekilde desteklenmek suretiyle Sünni çoğunluğu tahrik eden, hedef alan ve toplumsal huzuru dinamitleyen çalışmalar yürütüyor.

Örneğin batı Kabil’deki Hatemul Nebiyyin İslam Üniversitesi’nde Şii İran etkisi somut şekilde görülüyor. İçinde bir medrese ve bir öğrenci yurdu barındıran kampüs İran tarafından finanse ediliyor ve İran’ın Velayati Fakih ideolojisine inanan fanatik eğitmenlerce propaganda yapılıyor.

Afganistan içinde şiddetli tartışmalara neden olan Afganlı yetkililerin kazanılması ve İran rejimine sadık hale getirilmesi için İran devletince rüşvet verildiği ortaya çıkartılmıştı. Gerek bu tür rüşvet gibi yollarla, gerek özellikle Herat bölgesindeki ekonomik girişimlerle, siyasilere yönelik şantajlarlar olsun gerekse üniversite ve fanatik Şii misyonelerin çalışmaları ile eğitim alanında olsun İran birçok yönden Şiileştirme ve sempatizan kazanma çalışmaları yürütüyor.

Hatemul Nebiyyin İslam Üniversitesi Ayetullah el-Uzma Muhsini tarafından kuruldu. Parayı birçok ülkeden ve müntesiplerinden aldığını iddia etse de dünya ekonomik sıralamasında en fakir ülkeler arasında yer alan Afganistan’daki bu Şiileştirme merkez üssü olan okula Velayati Fakih rejiminin çok büyük miktarlarda para aktardığı biliniyor. İran’da eğitim alıp mevcut rejimin ideolojisiyle paralel çalışmalar yürüten Muhsini’nin takip ettiği siyaset de bunu doğruluyor. Üniversiteye açık bir şekilde destek yapılmazken, İran daha çok öğrencilerin kitapları, öğretmenlerin çoğu ve burslar, öğrencilerin eğitim amaçlı olarak getirilip götürülmesi gibi ciddi finansmen isteyen alanları temin ediyor.

Üniversitede öğrencilere öğretilen kitaplar ve eğitim müfredatının İran’daki radikal Şii fanatik din adamlarının çıktığı okullar ve havzalardan farksız olduğuna dikkat çekiliyor. Üniversite tam bir misyonerlik üssü gibi çalışırken gelen bilgilere göre ülke genelinden toplanıp getirilen köylülere dersler veriliyor, bunların Hamaney ve görüşleri için ölmeye hazır birer nefer gibi yetiştirilmeleri için yoğun faaliyetler yürütülüyor.