Sahabe-i Kiram Hakkında Müslümanların Sahih İtikadı Nasıl Olmalıdır.Osmanlı Ulema ve Hulefasından Ömer Nasuhi Bilmenin Bu Değerli Eserini Okumak İçin Tıklayınız.

Resulullahın Eşyaları ile Teberruk

Meknûn tarafından yazıldı.. Yayınlanma Müridanin El Kitabı

Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) in minberiyle teberrük:

55 - İbrahim ibni Abdirrahman ibni Abdilkarî (Radıyallahu Anhum) un beyanına göre İbni Ömer (Radıyallahu Anhum) mın, elini Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) in minberinde oturduğu yere koyup, sonra yüzüne sürdüğü görülmüştür. 

İbni Kuseyd ve Utbî (Rahimehumallah) tan rivayet edildiğine göre, Mescid-i Nebevî tenhalaştığında Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) in ashabı, minberin kabr-i şerif tarafındaki Rummane'ye (Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) in sağ eliyle tuttuğu nara benzeyen topuza) sağ elleriyle dokunup teberrükte bulunurlar, sonra kıbleye yönelip bu vesile ile Allah-u Tealâ'ya yalvarırlardı. 

(Kazî lyaz, Eş Şifâ bi ta 'rîf-i Hukûki'-l Mustafa, 2/86, İbni Sa'd, Tabakât, 1/254) 

Bu gibi teberrüklere şirk diye karşı çıkan Vehhabî fırkasının en büyük dayanağı olan İbni Teymiye bile bir çok sapıklıklarına rağmen, bu hususta doğru bir nakil yaparak, 

"Imam-ı Ahmed ibni Hanbel (Rahimehullah) in, Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) in minberine el sürmeye ruhsat verdiğini, İbni Ömer, Said ibni Müseyyeb ve Yahya ibni Said (Radıyallahu Anhum) gibi Medine-i Münev-yere'nin en büyük fakîhlerinin bunu yaptıklarını" zikretmiştir, 

(ibni Teymiye,İktizâu 's-Sirah 1-Müstakim, Sh 367) 

Hulasa, bütün bu eserlerden ve hadis-i şeriflerden anlaşılan şudur ki; 


Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) in kendisiyle, eserleriyle ve ona ait herhangi bir şeyle teberrükte bulunmak sünnet-i merfua (Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) e ulaşan bir sünnet) ve Tarikat-ı Mahmud'e ve Meşrua (beğenilen ve uygun görülen bir yol) dur. 

Bu konunun ispatında sahabe-i kiramın en hayırlılarının bizzat yaptıkları ve Efendimiz (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) in onların bu yaptıklarını teyidi hatta bazen böyle yapılmasına işaret buyurması bazen de açıkça emir buyurması yeterlidir. 

Naklettiğimiz bu delillerle, İbni Ömer (Radıyallahu Anhuma) dışında hiç bir sahabenin önem vermediğini ve bu hususta ibni Ömer (Radıyallahu Anhuma) ya hiç bir sahabenin muvafık olmadığını iddia edenlerin yalancılığı ortaya çıkmış olmaktadır. 

Onların bu iddiaları ya bilgisizliklerinden, ya yalancılıklarından veya insanların kafasını karıştırmaktan başka bir şey değildir. 

Zira bu zamana kadar yaptığımız nakiller ve bundan sonra zikredeceğimiz rivayetler açıkça göstermektedir ki, sahabe-i kiram'dan bir çoğu tevessül ve teberrük meselesine son derece ihtimam göstermişlerdir. 

Nitekim bunların başında Hulafâ-i Raşidîn (dört büyük halife) Ümmü Seleme, Halid ibni Velid, Vasile ibni Eska', Seleme ibni Ekva', Enes ibni Malik, Ümmü Süleym, Üseyd ibni Huzayr, Sevvad ibni Gaziye, Sevvad ibni Amr, Abdullah ibni Selâm, Ebû Musa el Eşarî, Abdullah ibni Zübeyr, Sefine Mevle'n-Nebî, Berre Hadim-i Ümmü Seleme, Malik ibni Sinan, Itban ibni Malik, Esma binti Ebîbekir, Ebû Mahzûre ve Malik ibni Enes (Radıyallahu Anhum) hazaratı gelmektedir.


Ayrıca Medine-i Münevvere fukahasmdan Said ibni Müseyyeb ve Yahya ibni Said(Radıyallahu Anhuma) da tevessül ve teberrükte bulunanlar arasında madud (sayılmış) lardır. 

Zaten geride zikredilen deliller Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) in bereketinin kendi zatından diğer varlıklara intikal ettiğine sarahaten (açıkça) delâlet etmektedirler. 

Sahabe-i kiramın, Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) in bereketinin intikal ettiği eline değen el, ağzına değen kırba, içtiği bardak, elinin değdiği paralar, giydiği cübbe, namaz için durduğu mekân gibi şeyleri korumaya ve bulmaya düşkün olmaları, Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) in zatı şerifesinin bereketinin kendisine temas eden diğer varlıklara intikal ettiğinin ve bu hususta mekânlar ile zamanlar arasında hiç bir fark bulunmadığının açık delilidir.

Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) in bereketini sevenler bu gibi şeylerden ancak Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) in bulunduğu mekânlarda Allah'tan bereket talebetme manasını kastetmektedirler. 

Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) in bereketini sevmeyen diğer sapıkların ise, bu gibi konularda bozuk yorumları vardır. 

Onların bu hâline düşmekten Allah'a sığınırız. Âmin ..,

el hac mahmud el ofi kaddesAllahu sirruhu - ruhul furkan tefsiri maide süresi 35.ayeti kerime tefsiri