Sahabe-i Kiram Hakkında Müslümanların Sahih İtikadı Nasıl Olmalıdır.Osmanlı Ulema ve Hulefasından Ömer Nasuhi Bilmenin Bu Değerli Eserini Okumak İçin Tıklayınız.

Yusuf Nebhanin Cenâb-ı Hakka Cihet İsnadına Karşı Yazdığı Eserleri

Yayınlanma Manşet

* en-Nebhânî’nin, Şeyh Ahmed ibn Teymiyye’nin Cenâb-ı Hakk ' a cihet ve mekân isnâdında müteşâbihât ile istişhâd etdiği ma’hûd eseri Fetavâ Hamaviyye’ye reddiyesi olan Ref‘u’l-İştibâh fî İstihâleti’l-Ciheti ‘alellâh nâm mükemmel risâ-lesi.

* Diğer bir reddiye İmâm İbn Cehbel el-Kilâ-bî’ninkidir (v. 733) ki, bu uzun reddiyeyi Tâce’d-Dîn İbn es-Subkî Tabakât eş-Şâfi‘iyye el-Kubrâ’sına olduğu gibi almışdır;[38] bir diğeri Şeyh Muhammed Sa‘îd ibn Abdu’l-Kâdir el-Bağdâdî el-Nakşben-dî’nin (v. 1339) el-Vechu fî İbtâli’l-Ciheti serlevhâlı otuzaltı varaklık henüz neşredilmemiş bir eser;[39] ve İmâm Muhammed Zâhid el-Kevserî’nin Hutûratu’l-Kavlî bi’l-Ciheti nâm eseridir.

Fethu’l Bârî’den Haber-i Sıfatların Mânâlarıyla İlgili Alıntılar

Yayınlanma Manşet

İktibas : Guraba Mecmuası 10.Sayı

İbn Hacer el-Askalânî’nin Allah’ın İsim Ve Sıfatlarının Tevkîfiliği İle İlgili Görüşleri

İstivâ müteşâbihtir, mânâsı Allah’a tafvid edilir.[4]

Ehl-i Sünnet yed sıfatının uzuv olmadığında ittifak etmişlerdir.[5]

Allah’ın saht’i ve hayâ etmesi; “Allah’ın haktan hayâ etmemesi hakkın söylenmesi konusunda hayâ etmekle emretmez” demektir.[6]

Allah zâtıyla arştadır, itikâdı yanlıştır.[7]

“Yedi grup insanı Allah gölgesinde gölgelendirir” hadisindeki gölge; Allah’a o makâmın yüceliğini ifade için nisbet edilmiştir.[8]

Hacer’in Allah’ın yemîni olması, asla Allah’a uvuz nisbeti mânâsında değildir.[9]

“Allah’ın sûreti vardır, bizim sûretimize benzemez” demek, yanlıştır.[10]

İmamların Zahirde Birbirine Aykırı Gözüken Hadisler Karşısında Takip Ettikleri Metodlardaki İhtilafları

Yayınlanma Manşet

İktibas : Muhammed Avvame - İmamların Fıkhi İhtilaflarında Hadisleri Rolu

Bu sebep, fakîhlerin ihtilâf sebeplerinin en mühimlerinden sayılır. Bu konuda, iki mühim ilimden faydalanılabilir: Hadîs ilmi ve Usûl-i Fıkıh ilmi.

Hadîs İlmine gelince: Bir meseledeki hadîsler ve bû meseleye, gerek yakın gerek uzak ilgisi bulunan eser (haber) leri bilmek için gereklidir. Usûl-i Fıkıh ilmi ise; Kitâb ve Sünnet’teki diğer nassların ışığında, bu ilmin kâidelerinden ve yerleşmiş hükümlerinden faydalanmak için gereklidir.

Nitekim aşağıda göreceğimiz gibi, müteânz (çelişik) nasslann arasını bulmakta büyük rol oynayan, ince zekâ ve isabetli düşünce de bu sebebe girmektedir.